Sandalye boyama veya kızınızla bir etkinlik

Yazın çok sıcak günlerinde insan kolunu bile kaldıramıyor ama ben uzun zamandır beklettiğim sandalye boyama işine başlamak zorundaydım.  Daha önce de küçük de olsa böyle bir boyama denemem olmuştu. Defne’nin odası için bir sandalye boyama hikayesi…Yaz hem sıcak hem de çocuklar evde olunca pek de bir şey yapılmıyor aslında ama bir gayret hobi odasına gittim, beni bekleyen sandalyelerin yanına. Bir tanesini elime alır almaz benim ufaklık hemen yanımda bitti. Baktım kurtuluş yok hadi beraber boyama yapalım dedim. Zannediyorum O’da yanımda oturur boyama kitabını açar resim yapar ama nerdee ben de sandalye boyama yapmak istiyorum deyip tutturunca el mecbur eski kırık sandalyeyi eline tutuşturdum.

Ben masanın üstünde O yerde ikimiz sandalyelerimizi boyadık. Aslına bakarsanız beceremez, üşenir, bırakır gider zannediyordum ama çok güzel kıvırdı. Benden daha az etrafı kirletti, üstünü başını daha az batırdı diyebilirim. Sadece yapmak istediği renk hemen olmayınca biraz mızıklandı. Hayalindeki rengi anlamam biraz uzun sürdü meğer istediği renk metalik pembeymiş. Renk çok açık ve parlak olunca ilk katı beyaz boyayalım renk tutsun dedim biraz zor kabullendi. Ama benim de hatam olmuş pembe boyayıp üstünü metalik boyayabilirmişiz. Bir de kendisi çok parlak istiyormuş biz de sim döktük ancak parlatmak bir yana kararttı diyebilirim. Sim dökmek de büyük hataymış.

Defne’nin şimdiki bütün kızlar gibi en sevdiği kahramanı Elsa. Sandalyesine Elsa resmi yapıştırmak istedi. Ancak evimizde uygun resimler olmayınca ben de elimizde olan resim ve stensıllardan bir şeyler yapayım dedim. Biraz uğraştım. Yapıştır, tamamla, sırt kısmı kırıldığı için iplerden bir arkalık öreyim derken yaklaşık üç günümü kızımın sandalyesine harcadım sonuç kızınızla geçirdiğiniz eğlenceli bazen stresli zamanlar, kırık dökük bir eşyayı yeniden hayata döndürme ve halen boyanmamış ve boyanmak için seni bekleyen sandalyeler…